SON DAKİKA

Kaybedenler Kulübü

Geçtiğimiz günlerde Ödemiş Eski Belediye Başkanı Sn. Bekir Keskin, Ödemiş dışından bir gazeteye verdiği demeçte, açıktan Kemal Kılıçdaroğlu’na desteğini açıkladı. 

Buna ek olarak; gerek Cumhuriyet Halk Partisi tabanında, gerekse partiye oy veren yurttaşlar nezdinde, yerel seçimler öncesinde gerçekleştirilmesi için yoğun bir kampanya başlatılan Olağanüstü Kurultay sürecine de karşı duruş sergiledi. 

Sözün özü, Bekir Keskin; Olağanüstü Kurultay sürecinin işlediği şu günlerde, mevcut genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun safında yer alarak; Olağanüstü Kurultayın toplanmaması veya olası bir Olağanüstü Kurultaydan Kemal Kılıçdaroğlu'nun galip ayrılması durumunda, “Ödemiş için beni aday gösterin, ben sizin tarafınızdayım” mesajını genel merkeze göndermiş oldu.

Bu açıklamalar, CHP içindeki kutuplaşma noktasında bir saf seçiminden öte bir anlam taşımamaktadır.

Böyle zamanlarda, siyasi hedefleri olan politikacıların, belli riskler dahilinde kartlarını oynamasından daha doğal bir şey yok.

Dolayısıyla da bizler, gazeteciler olarak Bekir Keskin’in bu açıklamalarını “Ben önümüzdeki seçimlerde Ödemiş Belediye Başkanlığı makamına talibim” şeklinde okuruz.

CHP genel merkez yöneticileri bu üstü kapalı mesajı açıp okur, okumaz, onu bilemeyiz. Neticede kendisi son yerel seçimde makamını kaybetmiş bir aday. Burada makamını kaybetmiş bölümünü vurguluyorum. Zira son yerel seçimler yapılırken Ödemiş Belediye Başkanlığı koltuğunda Bekir Keskin oturuyordu.

Yani, vatandaş Bekir Keskin’i denemiş, randıman alamadığını düşünmüş, başarılı bulmamış ve teveccühünü diğer partiden yana kullanmıştı. 





Lakin mevcut CHP yönetiminin kaybedenlerle alakalı bir problemi olduğunu düşünmüyorum. Zira balık baştan kokuyor.

Nasıl mı? Hemen izah edeyim;

29 Mart 2009 Türkiye Yerel Seçimleri: AKP  %44,77 , CHP  %36,98

2010 Anayasa Referandumu : Evet %57,88 , Hayır %42,12

12 Haziran 2011 Türkiye Genel Seçimleri: AKP %49,83 , CHP %25,98

30 Mart 2014 Türkiye Genel Seçimleri : AKP %42,87 , CHP %26,34

2014 Türkiye Cumhurbaşkanlığı Seçimi : R. Tayyip Erdoğan %52 , Ekmeleddin İhsanoğlu %38,44

7 Haziran 2015 Türkiye Genel Seçimleri : AKP %40,87 , CHP %24,95

1 Kasım 2015 Türkiye Genel Seçimleri : AKP %49,50 , CHP %25,32

2017 Anayasa Referandumu : Evet %51,41 , Hayır %48,50

24 Haziran 2018 Türkiye Genel Seçimleri: AKP %42,28 , CHP %22,79

Akl-ı selim okurlarım, yukarıdaki tabloda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde girilen seçimlerde nasıl bir oy kaybı yaşadığını zaten okumuşlardır. Çok fazla yorumlamaya gerek yok.

Zira Kemal Kılıçdaroğlu CHP'sinin 9 yıl içinde kazandığı bir tane seçim veya referandum bile yok.

Matematik yalan söylemez…

O yıl doğan çocuklar, bugün ilkokulu bitirmek üzereler.

Zaten CHP tabanı da, sokaktaki vatandaş da durumun gayet net olarak farkında.

Cumhuriyet Halk Partisi’nde bir değişim gerçekleşmezse, CHP’nin kendi seçmenleri bile sandığa dahi gitmeyeceklerini tüm sosyal platformlardan bangır bangır ilan ediyorlar.

Amaç bu mudur?

Amaç, belediyeleri de mi kaybetmektir?

Denenmiş ve başarısız olmuş yöntemler üzerinde ısrar edildikçe, hergün biraz daha çamura saplandığını görmüyor mu acaba Kemal Kılıçdaroğlu?

Kurultayın toplanmaması için, şu ana kadar yapabileceği tüm siyasi manevraları yaptı diyebiliriz. Son olarak 59 il başkanı ve 129 milletvekili sözde kendi istekleri ile genel merkezi desteklediler.

İyi de, değişimi isteyen onlar değil ki?

Parti tabanı ve halk.





Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu partisidir. Ve kimsenin tapulu malı değildir. Tabanın, ilçe örgütlerinin, delegelerin ve halkın görüşlerini almadan attıkları, parti içi tek adam rejimini destekleyen imzalar için 59 il başkanını da kınıyorum.

Bu noktada aklıma bir Hindistan Atasözü geliyor: “Eğer birileri oturduğu koltuktan kalkmakta sıkıntı yaşıyorsa, kesin altını pisletmiştir.”

Yerel mecraya dönersek, Cumhuriyet Halk Partisi Ödemiş İlçe Örgütü içinde, denenmiş ve başarısız olmuş partililerin yanı sıra, birçok değerli ismin daha bulunduğunu hatırlatırım.

Ve Cumhuriyet Halk Partisi, Ödemiş’te denenmiş ve başarısız olmuş bir aday gösterirse; kullandığı tüm oyları CHP lehine kullanmış bir vatandaş olarak, ben de sandığa gitmeyeceğim.

Neden mi?

İşte bu noktada da, 20. yüzyılın en büyük dâhisi Albert Einstein’in şu sözleri çınlıyor kulaklarımda:

“Delilik, aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemektir.”

Son olarak gerek ilçemizdeki, gerekse bu yazıyı okuyan ilçe dışındaki tüm kurultay delegelerine seslenmek istiyorum:

“DEĞİŞİM UMUTTUR…”



Hiç yorum yok