SON DAKİKA

'Köprüden Geçemedim'



"Köprüden geçemedim
Az doldur içemedim
Sen benden vazgeçtiysen
Ben senden geçemedim..."

Bir Kıbrıs türküsüdür. Türkünün sahibi Raif Denktaş, yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 1. Cumhurbaşkanı Raif Rauf Denktaş’ın, Girne Anafartalar Lisesi (yanlış hatırlamıyorsam, kaynak bulamadım) öğrencisiyken hayatını kaybeden oğludur. Bestesini kendisi yapmıştır. Parçayı daha sonra Haluk Levent de seslendirmiştir.





Kıbrıs geldi aklıma. Hey gidi günler hey... Siz okurlarımla, arada sırada Kıbrıs’a dair anılarımı da kısa hikayeler şeklinde paylaşmaya karar verdim. Elbette ki güleceğiz ve eğleneceğiz belki biraz bu hikayeleri yazarken ve akabinde de okurken. Amaç o zaten. Hem aynı zamanda size uzun yıllar adada yaşamış biri olarak, kendi gözümden bu güzel sığınağı anlatma ve tanıtma fırsatı da bulmuş olurum zaman içerisinde. Lakin benden öyle turistik tanıtım falan beklemeyin. Dedim ya, kendi gözümden…

Benim tarzımda…

Geçtiğimiz gün yeni tanıştığım ve sohbetinden keyif aldığım Ödemişli bir arkadaşımla sohbet ederken çıktı işte komik bir anı daha o yıllardan. Bahsettiğim arkadaşım da yurtdışında okuduğundan bahsetti. Maceralarını anlattı. Elbette hal böyle olunca konu ister istemez casinolara geldi. Bildiğiniz üzere Kıbrıs, kumarhaneleri ile anılan bir ülke haline gelmiş durumdadır ne yazık ki. Hızla da betonlaştırılmaktadır. Halbuki, birçok muhteşem şeye daha evsahipliği yapan bir kara parçasıdır. Konuşma esnasında sözünü ettiğim anımı, bahsettiğim arkadaşıma şu şekilde aktardım:

“Geçen yıl falanca arkadaşımın İstanbul'un falanca semtindeki evinde birkaç yeni insanla tanıştım. Beraber yemek yedik, rakı içtik. Sohbetler ettik. Farklı meslek gruplarından insanlar vardı. İçlerinden bir tanesi Bulgaristan ve Sirinam’da casino işletiyormuş. Kendisiyle bir başka arkadaşım ile birlikte uyguladığımız bir Casino taktiğini paylaştım. Anlattıktan sonra siz bunu nasıl akıl ettiniz diye sordu. Ben de ‘öğrencilik işte’ diye gülerek geçiştirdim. Sonrasında zaten iyi arkadaş olduk, çok sohbetimiz oldu.”

Elbette bu anıyı dinleyen Ödemişli arkadaş oldukça meraklı bir üslupla birkaç kere sözünü ettiğim taktiğin ne olduğunu sordu. Ben de dayanamadım ve anlattım. Anlattıktan sonra da “bak dostum şu kısacık zaman diliminde sana Kırbıs’ta nasıl çalışmadan yaşayabileceğini öğrettim” dedim ve bir süre güldük bu sözün ardından.

“Yanına kendin dışında bir arkadaşını daha alıyorsun. En az 5 yıldızlı bir otele ait olan herhangi bir casinoya gidiyorsunuz beraber. Her ikiniz de 1.000 euroluk çip alıyorsunuz. Bu büyük casinolarda canlı rulet masasının başı çok kalabalık olmasın diye makinelere bağlamışlar. Yani spin canlıda atılıyor, ama sen bilgisayar üzerinden oynuyorsun. Eğer 50 makine bağlıysa bile tamamında aynı rakam geliyor aynı anda. Sen bir makineye, arkadaşın da diğer makineye oturuyor. Sen 1.000 euroluk çipini kırmızı renge, arkadaşın da 1.000 euroluk çipini siyah renge koyuyor. Renk tahmininde kasa koyulan bahsin iki katını verir. Spinden sonra diyelim ki kırmızı geldi. Arkadaşın parasını kaybetti. Sen de onun kaybettiği kadar para kazandın. Kar bunun neresinde ki diyeceksin şimdi değil mi? Hemen onu açıklayayım. Bahsettiğim oteller casino çıkışlarında 1.000 euro çip alımı yapan müşterilerine yüzde 20 teselli indirimi uygular ve bu discount olarak adlandırılır. Sen ve arkadaşın 10 dakika içinde toplamda 2.000 euro olan sermayeyi 2.200 euro yapabilirsiniz. Bu arada istersen 10.000 koyarsın, ben farazi konuştum. O zaman her gün 2.000 euro kazanabilirsin. Yolun düşerse dene, eğlenirsin. Kıbrıs candır… Ha bu arada, sıfır gelirse tüm paran yanar. Sıfırın rengi yoktur. Ama o da 37’de bir ihtimal…”

Öğrencilik adama neler yaptırıyor değil mi. Anlatırken çok eğlendim. Gençlikte oluyormuş herşey… Bulgaristan ve Sirinam'daki bazı kumarhanelerden discount uygulaması kaldırıldıysa özür dilemem gerekiyor mu? Bilemedim...

*****************************************************************************

Çok sert bir giriş olmasın diye düşünerek bir süredir ara verdiğim yazılarıma bu şekilde başlamak istedim. Yaşama dair karalamayı çok sevdiğimi biliyorsunuz. Gerçekten Ödemiş’te hangi müdür hangi STK’yı ziyaret etmiş hiç ilgimi çekmiyor. Kimsenin de ilgisini çekmiyor. En az okunan haberler bunlar zaten halk nezdinde. Yayın dediğin bir ruh ve anlam içermelidir. Bilim, sanat, teknoloji, eğitim ve yaşama dair tatmin edici içerikler ihtiva etmelidir.

Herkes hali hazırda birşeylerin başkanı veya sorumlusu fakat kentte yaprak dahi kımıldamıyor. Olduğu yerde saymaya devam ediyor Ödemiş, her zamanki gibi. Haber dediğin kamuyu ilgilendirmelidir. Ödemiş’te de emin olun ki doğalgaz çalışmalarından beri elle tutulur hiçbir kalkınma hamlesi yok. Bana göre son yıllar içinde doğalgazın kente gelişi dışında yapılan birçok iş ve yatırım, kentsel kalkınmaya yönelik değildir. Doğalgazın bu kente gelmesi de zaten çok gecikmiş bir hadisedir. O apayrı bir garabettir zaten. Cephe’nin çizgisi her zaman ve her anlamda kentsel ve kültürel kalkınmadan yana bir çizgi olmuştur.

*****************************************************************************

Değerli okurlarım, buradan sonrası sizlerle sohbet olsun. 

Neredeyse 69 yıllık bir miras olan Cephe Gazetesi kültürü ve yazılı arşivlerine ek olarak; yaklaşık olarak Cephe’nin bayrağı tarafıma geçtiği günden bu yana emekle üretilmiş olan yayınlarımızın da halkımızın paylaşımına sunulduğu Cephegazetesi.com.tr internet portalı ile de birlikte yola devam ediyoruz.

Daha aktif olarak Cephe Gazetesi için emek vermeye başladığımda yapacağım ilk işlerden bir tanesi; devir esnasında ve sonrasında tarafıma geçen dijital ve basılı arşivlere ek olarak son 4 yılda ürettiğimiz tüm haberlere dair gazete küpürlerini yavaş yavaş portalımıza yüklemek olacak. Gönlümden geçen herşeyden önce bunu yapabilmek. Çünkü internet portalımız neredeyse ölümsüz. Birkaç gün önce bu yapılanma sürecini tamamlamış bulunmaktayız teknik anlamda.  Google sunucularında, Google iş ortaklığında ve 2100 yılına da gelsek kapanmayacak bir şekilde ayarlanmış durumda portalımız.

Yörede Google ile iş ortaklığı yapan, Google kalitesinde reklam alabilen, yani internet sitesi uygun görülmüş olan tek internet portalı olmasının yanı sıra hızlı ve hatasız çalışmaktadır. İnternet arşivleri o kadar geniştir ki, haber arşivleri Ödemiş dışından da ilgili konu ve anahtar kelimelere göre yoğun trafik almaktadır.

Sizlerin teveccühü ve bizlerin emeği sayesinde gelinen bir noktadır ki, Cephe Gazetesi bir haber paylaşıyorsa o haber doğrudur anlayışı tüm Küçükmenderes Havzasında kabul görmektedir. Tek bir tekzip ile çekilemedi bize bu güne kadar haberlerimizle alakalı olarak. Ancak elbette telefonda ayar vermeye çalışan çok kişi oldu toplumun çeşitli kesimlerine mensup olan. Doğru bildiğimizden hiç şaşmadık evelallah…

Peki bu son 4 yıllık dönemde neler yaptık? 

Uzun uzun bu kente kattıklarımızı anlatmamı beklemiyorsunuz değil mi gerçekten de? 69 yıllık bir arşivden bahsediyoruz. 4 yılında bizzat ben de varım. Öyle bir densizlik, hadisizlik yapmam siz okurlarıma karşı. Ne kattıysak sizin gönlünüzde…

Cephe Gazetesi yönetimi olarak 4 Ocak 2018 tarihi itibarı ile baskılı yayınını durdurma ve Basın İlan Kurumu mevzuatı kapsamı dışına çıkma kararımızı takiben; 132.000 nüfuslu ilçemiz Ödemiş ve çevre ilçelerle birlikte neredeyse 250-300 bin nüfuslu bir hinterlandı kapsayan genişlikte yaşayan kemik okur kitlemiz ile Cephe’ye emek ve gönül vermiş insanlardan bu konuyla alakalı olarak çok fazla geri bildirim aldık.

Ve madem Cephe Gazetesi kentimizin önemli kültürel bir mirasıdır, ben de bu anlayışın gerektirdiği saygıdan ötürü kent halkına izahat vermek isterim elbette…

Öncelikle size Basın İlan Kurumu mevzuatı derken neyi kastediyorum onu basitçe açıklayayım. %50’si veya fazlası kamuya ait olan kurumların yayınlanması zorunlu olan kısıtlı sayıdaki ilanları resmi ilan olarak nitelendirilir ve Basın İlan Kurumu mevzuatına haiz yayınlar aracılığı ile yayınlanırlar. Yani kamu ilanlarını yayınlamak için kabul ettiğimiz mevzuata karşılık, maliyetini bile karşılamayacak kadar düşük adet ve ücrette verilen ilanlardan bahsediyoruz. Mevzuattan çıkma kararı almadan evvel yıl sonunda oturup detaylıca inceledim. Basın İlan Kurumu resmi ilan fiyat tarifesine 3 yıl iyileştirme getirmemiş, ancak 2017 yılına göre 2018 resmi ilan gelirleri %60 oranında azalmıştı.

Bu yıl eminim daha da beter olmuştur. Ek olarak gazete kağıdı (3. hamur) fiyatları artarken bir de üstüne stok sıkıntısı yaşanmaya başladı. Bizim ne kendi tesislerimizde ne de renkli baskıya geçtiğimiz son yıl çalıştığımız İzmir merkezli web-ofset matbamızda bu konuyla alakalı çok ciddi bir sıkıntı yaşamamış olsak da, perşembenin gelişi çarşambadan belliydi aslında Türk basını için.

Bir yandan da Basın İlan Kurumu; gazeteni hangi ebat ve sayfa sayısında, hangi makine ile, kaç adet basacağından tut da; nereye, hangi koşullarda, hangi firma ile, hangi bayiler aracılığı ile ve kaç adet dağıtacağına kadar düzenleme getiren bir mevzuat uyguluyor. Aynı zamanda da gerek olsun veya olmasın en az 4 kıdemli veya iletişim fakültesi mezunu fikir işçisi çalıştırmayı da şart koşuyor. Bir de fikir işçisi dışında kalan ofis iç personelleri, dağıtım personelleri, matbaa personelleri gibi ihtiyacınız olan kadroyu da düşündüğünüzde ortaya acayip şekilde kalabalık bir çalışan popülasyonu çıkıyor.

Basın İlan Kurumu’nun harcatmayı başaramadığı kalan tüm kaynaklar da hop oraya gitsin… 

O kadarla kalsa yine sıkıntı yok. Bir de üstüne yayıncı sürekli yayını dışarıdan desteklemek zorunda kalıyor. Ne gerek var ki buna? Bir de üstüne vergisini ödüyorsun. Gazetelerin sadece satışında KDV indirimi var. Reklam ve ilan gelirlerinin tamamı %18 KDV matrahından hesaplanıyor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi her yıl 2 denetleme yaşıyorsun. Parayı harcadın mı harcamadın mı denetlemeleri oluyor genelde bunlar temelde. Arşivlerden muhasebeye kadar herşey detaylıca inceleniyor. Zabıtlar tutanaklar tutuluyor. İmzalar atılıyor. Çok şükür hiçbir denetlemede de takılmadık. Hatta çok başarılı denetlemeler geçirdik. Türkiye’nin en kaliteli yerel gazetelerinden bir tanesine ne diyebilirlerdi ki zaten? 2017 yılı son İzmir toplantısında Cephe Gazetesi'ni temsil adına orada bulunan ekibinin, Türkiye Genel Müdürü seviyesinde ağırlanmış ve methiyeler almış olduğu bir yayından bahsediyoruz. O kadar da konuşalım, anımsatalım ama değil mi?

Özetle yazılı basın ölüyor, hatta öldü, ama gömeni yok… Biz bunu ulusal basındaki arkadaşlarımızdan bile önce gördük diyebilirim.

Habertürk ile Milliyet’ten tam 1 sene önce bu gidişata uyanıp, basılı yayınlarımızı durdurma kararı aldığım için de ayrıca mutlu ve huzurlu hissettiğimi belirtmek isterim.

Yani günün 20 saati çalışıp bir de üzerine aşırı gereksiz bir yoğunluk ve külfet altına girmek istemediğim için de kendimi mahcup hissetmeyeceğim açıkçası.

Benim gözümde bu işi bu saatten sonra sadece “ben resmi ilan alan gazete sahibiyim” şeklinde egolarını okşamak isteyenler devam ettirir. Dediğim gibi onun da bir numarası yok. Basın İlan Kurumu sana reklam veriyor. Bir de bunun için gereksiz zaman ve kaynak harcatıyor. Üstüne bir de özgür basına ilan/reklam mevzuatını göstererek ne yapacağını nasıl yayın yapacağını söyleme hakkını buluyor kendisinde. Elbette ki bunu deneyen kurum temsilcileri ve müdürleri, Cephe'den her seferinde ağız paylarını aldılar. Hiçbir densizi bir diğerinden ayırmadan muammele yaptık. Hak geçirmedik bu konuda.

Gazetecilik de yazarlık da ruh işidir. 

Bürokrasi ve mevzuatla vakit harcamaktan o ruhu beslemeye vakit mi kalır insanda?

Basın İlan Kurumu yerine Google versin bize reklam, bu bizim için çok daha iyi ve daha kazançlı bir yol. Hem Youtube kanalımızda hem de internet sitemizde prestijli ve ilgi çekici reklamlar yayınlanıyor. Yani, reklam departmanımızı Google’a teslim edip o departmanı yerel anlamda tasfiye ettik.

Cephe'nin Ödemiş'ten herhangi bir gelir beklentisi veya ihtiyacı bulunmamaktadır. Cephe, yerel reklam kanallarını kapatmıştır. Ve ricasını kıramayacağımız dostlarımız hariç de yerel reklam alımına kapalıdır. Ama siz değerli okurlarımız bizi her istediğinizde okuyabilirsiniz. Ne güzel değil mi?

Bunların hepsi Cephe Gazetesi yayıncı ve emekçi kadrolarının alın terlerinin siz değerli okurlarımızın teveccühünü kazanması sayesinde gerçekleşmiş imkanlardır. Bir kez daha Cephe ailesi adına çok teşekkür ederim bunun için…

Bize güç veren her zaman sadece okurlarımız olmuştur, varolun…

Cephe Gazetesi 2019 yılı içerisinde, yaklaşık 1 yıllık bir olgunlaşma sürecinin ardından, her zaman olduğu gibi kentin yayın anlayışına yenilikler de katarak, teveccühlerinize sunulacaktır efendim.

Gerek Cephegazetesi.com.tr, gerek Cephe TV ve gerek sosyal medya kanallarımızdan her zaman olduğu gibi sizlerle buluşmaya devam edeceğiz.

Bendeniz de önümüzdeki dönemde, kendi mecramda ve kendi meşrebimce sizlerle daha sık birlikte olacağım,

Sevgiler.




Hiç yorum yok